Beton: Malzeme & Danışmanlık
LETOON Mimarlık olarak, eski ve yeni brüt beton yüzeyleri yalnızca yapısal bir eleman olarak değil; mimari ifadenin, malzeme karakterinin ve yüzey bütünlüğünün ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyoruz. Bu nedenle brüt beton onarımı, yüzey sağlıklaştırma, iyileştirme ve koruma çalışmalarını; betonun özgün dokusuna ve mineral karakterine zarar vermeden, kontrollü ve uzun vadeli bir performans hedefiyle planlıyoruz.
Beton Kozmetiği ve Koruma Yaklaşımı
Literatürde sıklıkla “Beton Kozmetiği” olarak tanımlanan bu uygulama alanında temel yaklaşımımız; betonu gizlemek ya da dönüştürmek değil, mevcut karakterini koruyarak güçlendirmek ve yaşlanmasını sağlıklı biçimde yönetmektir. Uygulamalarımızda hedeflenen; betonun doğal mineral mat görünümünün korunması, doku sürekliliğinin sağlanması ve yüzeyin çevresel etkilere karşı dayanımının artırılmasıdır.
Bu kapsamda gerçekleştirdiğimiz müdahaleler;
- Betonun mineral mat karakteriyle tam uyum,
- Mevcut beton rengiyle dengeli bütünleşme,
- Doku kaybı yaratmayan, yüzeyi kapatmayan sistemler,
- UV dayanımı yüksek, yanmaz ve silisleşme esaslı çözümler
esas alınarak kurgulanır. Kullanılan sistemler, yüzeyde bir film tabakası oluşturmak yerine betonla kimyasal bağ kurarak bütünleşir ve uzun vadeli dayanım sağlar.
Brüt beton uygulamalarında tercih ettiğimiz temel yaklaşımlardan biri, mineral esaslı silikat teknolojisidir. Bu alanda temsilciliğini yürüttüğümüz KEIM Potasyum Sol-Silikat Boyalar, 1878’den bu yana mineral yüzeyler için geliştirilmiş, dünya çapında kabul görmüş sistemlerdir.
Silikat teknolojisi; bağlayıcısı cam suyu olan, inorganik mineral pigmentler ve dolgu maddeleriyle oluşturulan yapısı sayesinde, uygulandığı beton yüzeyle silisleşme yoluyla kimyasal etkileşime girer. Böylece yüzeyde kaplama oluşturmadan, betonun ayrılmaz bir parçası hâline gelir.
Bu yaklaşım sayesinde:
- Beton yüzeyler doğal, mineral mat görünümünü korur,
- Tahta kalıp izleri ve özgün doku kaybolmaz,
- Yüzey UV ışınlarına karşı yüksek dayanım kazanır,
- Çok düşük Sd (H₂O) değeri sayesinde beton hızlı kurur ve nefes alır,
- Kabarma, dökülme ve film tabakası kaynaklı bozulmalar oluşmaz.
KEIM sistemleri, renk farklılıklarının dengelenmesi, beton bakımının sağlanması ve mimari tasarıma bağlı olarak yarı transparan veya renkli çözümlerin geliştirilmesine olanak tanır. Saf mineral pigmentler sayesinde mutlak renk solmazlığı sağlanırken, yüzeyde yosun, alg ve biyolojik oluşum riski minimuma indirilir.
Beton yüzeylerde uzun vadeli performansın yalnızca görsel iyileştirmeyle sağlanamayacağı bilinciyle, yüzey koruma çözümlerimizi moleküler düzeye taşıyoruz. Bu doğrultuda, 60 yılı aşkın Ar-Ge tecrübesine sahip EVONIK – PROTECTOSIL silan esaslı yapı koruma teknolojilerini projelerimizde aktif olarak kullanıyoruz.
Protectosil sistemleri; beton ve mineral yüzeylerde deep penetrasyon sağlayarak, yüzeyi görünmeden korur. Bu sayede;
- Betonarme donatı korozyonu,
- Donma–çözülme hasarları,
- Tuz ve sülfat atakları,
- Asit yağmurları,
- Yosun, küf ve grafiti oluşumları
gibi yapı ömrünü tehdit eden etkilere karşı etkin bir koruma sağlanır.
Kullandığımız Protectosil ürün grupları; su itici sistemler, kirlenmeyi geciktiren yüzey koruyucular, korozyon kontrol çözümleri, anti-grafiti ürünleri ve taş konsolidasyon sistemlerini kapsar. Bu çözümler, betonun nefes alabilirliğini korurken suyun ve zararlı iyonların yapı içine girişini engeller.
LETOON Yaklaşımı | Doğru Sistem, Doğru Yüzey, Doğru Zaman
Brüt beton yüzeylerde, KEIM potasyum silikat sistemleri ve EVONIK Protectosil silan teknolojilerini, yüzeyin ihtiyaçlarına göre ayrı ayrı veya birlikte entegre ediyoruz. Her proje öncesinde yapılan detaylı yüzey analizi, müdahale seviyesini ve koruma stratejisini belirlememize olanak sağlar.
LETOON olarak amacımız;
- Betonun sorunlarını görmezden gelmek değil, anlamak ve okumak,
- Müdahale etmek değil, yapının performansını iyileştirmek,
- Geçici çözümler üretmek değil, uzun ömürlü, güvenli ve sürdürülebilir yüzey performansı sağlamak. Bu yaklaşım, LETOON’u projelerde, doğru kararların ve uzun ömürlü standartların belirleyicisi hâline getirir.


